Edirne Cezaevi’nde bulunan Selahattin Demirtaş’ın Birgün gazetesinden Hüseyin Şimşek’in sorularına cevap verdi.
AKP İÇİNDEKİ MUHALİF OLUŞUM
Demirtaş’ın açıklamalarından bir kısmı şöyle: “AKP’den ayrılarak parti kuracaklarını söyleyen bölümlerin nasıl bir program ve takımla yola çıkacaklarını bilmiyoruz. Bunların AKP tabanını etkileme gücünün olup olamayacağı da belirli değil. Fakat ileri demokrasinin adresi olmayacaklarını şimdiden söyleyebiliriz. Merkezinde sol hareketlerin olduğu bir demokrasi bloku dışında hiçbir alternatif ne gerçekçi olabilir ne de umut. Lakin tekrar de merkez sağda, otoriter faşizan AKP-MHP blokunun içinden liberal bir sağ çizginin çıkması, faşizmi geriletmek açısından kıymetli olabilir. HDP her halükârda demokrasi ve barış çizgisinde ısrarcı olacaktır. Burada kritik pozisyonda olan CHP’dir. CHP, demokrasi bloğuna yüzeysel ve pragmatik yaklaşmaktan vazgeçerek açık, şeffaf ve unsurlu bir demokrasi blokunun kesimi olmalıdır. Bunu geciktirir yahut huzursuz yaklaşmaya devam ederse bundan faşizm çıkarlı çıkacaktır.
DOĞA KATLİAMINA YOL AÇAN PROJELER
AKP iktidarı, kapitalizmin ve neoliberalizmin 20-30 yıl evvelki en yırtıcı halini kendi ülkesinde uyguluyor. Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada, Japonya üzere ülkeler dahil, çok sayıda kapitalist devlet, kendi ülkelerindeki tabiat katliamlarını en aza indirecek önlemleri alarak risklerin tamamını 3’üncü dünya ülkelerine havale etti. Siz bugün Kanada’da bu kadar zalimce ağaç kesip böylesine tehlikeli bir halde altın arayamazsınız. Ancak Kanadalılar bunu Türkiye’de rahatlıkla yapabilirler. Bugün artık Türkiye’nin bütün doğal hoşlukları utanmazca, insafsızca sermayeye peşkeş çekilmektedir. İşin daha acıklı ve vahim tarafı ise AKP iktidarının bu yolla yabancı sermayeyi ülkeye çekmiş olmayı muvaffakiyet kıssası üzere sunmasıdır. Neoliberalizmin kesintisiz büyüme ve çok tüketime dayalı işleyişi, tabiatın tüm kaynaklarını da sermayenin hizmetine sunmaktan çekinmez. Mevcut ekonomik kriz derinleştikçe, AKP iktidarı daha ağır ekolojik felaketlere yol açacak peşkeşleri sürdürecektir. Halbuki onurlu bir ömür için, yeteri kadar gelir için, işsizliğin önlenmesi için kapitalizme mecbur değiliz.”