Erdoğdu, yaptığı yazılı açıklamada, Merkez Bankasının kotasyon sistemiyle bir hafta vadeli gerçekleştirilmekte olan döviz karşılığı Türk lirası swap süreçlerinin, klasik ihale tekniğiyle 1, 3 ve 6 ay vadeli olarak da gerçekleştirilmesine karar verdiğini hatırlattı.
Kararla, bankanın bilançosunun gitgide daha dolarize bir yapıya yöneldiğini, bu durumun bankayı para şurasına dönüştürme sürecine soktuğunu savunan Erdoğdu, şu tabirleri kullandı:
“Merkez Bankası aldığı bu son kararla, swap piyasasında vadeyi uzatarak bu yolla bankalardan süreksiz olarak alıp bünyesinde tutacağı yabancı para rezervlerini güya kendisininmiş üzere daha uzun vadelerde brüt memleketler arası rezervler kapsamında gösterecek. Bu formda aslında, daha düşük bir net rezerve sahip olduğu halde güya rezervleri daha güçlüymüş imgesini daha uzun bir müddet sürdürebilecek. Ayrıyeten, bu uygulama yoluyla Merkez Bankası piyasayı Türk Lirası fonlamak için var olan açık piyasa/repo uygulamalarına kısa müddette önemli bir derinliğe erişecek alternatif bir piyasayı da devreye sokmuş olacak. Bankalardaki döviz bolluğu nedeniyle Türk Lirası fonlama piyasası, döviz swapı yoluyla genişleyecek ve Merkez Bankası içinde alternatif bir piyasa oluşturacak.”
Merkez Bankasının bu kararını eleştiren Erdoğdu, “Merkez Bankası para heyetine çevrilmeye çalışılıyor. 1999 yılında IMF, Türkiye’ye bunu dayattığında karşı çıkarak bu teklifin reddedilmesini sağlayanlar, onurlu Türk bürokratlarıydı. Bugün geldiğimiz noktada, ülkenin Merkez Bankasını IMF’nin teklifine adım adım yakınlaştıran ise kendisini ‘yerli ve milli’ olarak lanse eden Erdoğan iktidarı ve onun atadığı uysal memurları… Yani IMF yurt dışında fakat ideolojisi bugün iktidarda.” görüşünü savundu.